Kadim tarihçeye sahip Pleven şehri dünya çaplı şöhretini 1877 – 1878 Rus-Türk Savaşı sırasında kazanmıştır. Beş asırlık Osmanlı hâkimiyetinden sonra Bulgar devletinin yenilenmesine yol açmış savaşın başarı ile sona erdirilmesi Pleven etrafında çözümünü bulmuştur.
Şehrin 10 Aralık 1877 tarihinde özgürlüğe kavuşmasının 100. Yıldönümü vesilesiyle kurulmuş Panorama, Kovanlık ile İssa Ağa olmak üzere General Mihail Skobelev yönetimindeki takımın 11 ve 12 Eylül 1877 tarihlerinde saldırdığı iki Osmanlı kalesi arasındaki savaş alanında yerleştirilmiştir.
10 ay 20 gün zarfında inşa edilmiş resim müzesi 10 Aralık 1977 yılında resmi tören ile açılmıştır. Tasarı Ivo Petrov ile Plamena Tsacheva isimli mimarların eseridir. Resimler ise Moskova’nın Grekov Askeri Stüdyosundan Nikolay Ovechkin’in yönetiminde bulunan onbir Rus ve iki Pleven’li ressam kapsayan 13 ressam ekibi tarafından yapılmıştır.
Lütfen, merdivenden yukarıya birinci salona girin.
Ressam: N. Ovechkin
Birinci resim Bulgar topraklarının Osmanlı hâkimiyeti altına düştükleri XIV. Asrın sonuna bizi götürüyor. Bulgaristan devleti yıkılmıştır. Halk, sömürü, asimilasyon ve sürgüne maruz kalmıştır. Osmanlı makamları birçok vergi uygulamıştır. Bunların en ağır olanı devşirmedir. Hıristiyan ailelerinden periyodik olarak alınan erkek çocukları sert eğitimden sonra İslam dinini kabul ederek Osmanlı İmparatorluğunun Yeniçeri Ocağına girmişlerdir.
Ressam: N. Ovechkin
Özgürlük arzusundan hareket eden Bulgar halkı birçok isyan ve ayaklanma düzenlemiştir. Bunların en büyüğü 1876 Nisan ayaklanmasıdır. Ön planda iki ulusal kahraman resimlenmiştir. Georgi Benkovski Panagyurishte’de ayaklanmanın patlak vermesini ilan etmiş, öğretmen Rayna Popgeorgieva ise Bulgar devletinin sembolü olan altın aslan ile “Özgürlük veya Ölüm” sloganını taşıyan bayrağı işlemiştir.
İyi eğitime ve modern silahlara sahip Osmanlı ordusu isyancılar karşısına çıkarılmıştır. Ayaklanma acımasızca bastırılmış, yaklaşık 30 000 masum Bulgar kurban düşmüş, yüzlerce köy ve kasaba yakılıp harap edilmiştir.
Ressamlar: N. Ovechkin, V. Lemeshev
Nisan ayaklanmasının acımasızca bastırılması protesto dalgasını doğurmuştur. Bulgarların davası Avrupa ve dünyanın dikkatini çekmiştir. Rusya İmparatorluğunda tabloda resimlenmiş Sankt Peterburg mitingi gibi mitingler düzenleniyordu. Para, giyim, gıda toplanıyordu, silah gücü ile olsun bile yardım etme arzuları dile getiriliyordu.
Ressamlar: N. Ovechkin, İ. Kabanov
Balkanlardaki çatışmanın diplomatik yolla çözüme bağlanmasının başarısız denemesinden sonra 24 Nisan 1877 tarihinde Rusya İmparatoru II. Aleksandar Osmanlı İmparatorluğuna karşı savaş ilan etmiştir. Aynı yılın Mayıs ayında Rus birliklerinin Bulgar topraklarına doğru arazisinden yaklaştıkları Romanya da Rusya’ya katılmıştır.
1877 yılının 27 Haziran gününe bağlayan 26 Haziran gecesinde General Dragomirov’un tümeni Svishtov şehri yakınında Tuna nehrinden geçip Svishtov’u kurtarmıştır. Bu harekât Rusların Balkanlardaki saldırısının başlangıcını işaret etmiştir.
Ressam: N. Ovechkin
Binlerce Bulgar gönüllü asker Rus ordusuna katılmıştır. Savaşın ilk katılımı 31 Temmuz 1877 tarihinde Stara Zagora yakınında meydana gelmiştir. Bulgar milisleri ile Rus askerleri Süleyman Paşa’nın sayıca üstün gelen ordusuna karşı kahramanca çıkıp Bulgar onur ve cesaretinin sembolü olan Samara Bayrağını koruyabilmişlerdir.
Ressam: N. Ovechkin
1877 Temmuz ayındaki Stara Zagora savaşından sonra Süleyman Paşa Kuzeyde bulunan birlikler ile birleşmek ve Rusları Tuna’nın ötesine itmek üzere Shipka boğazına doğru yönelmiştir.
Yaklaşık 27 000 Osmanlı, yaklaşık 7 500 Rus askeri ile Bulgar milisine karşı saldırmışlardır. 21 ile 26 Ağustos tarihleri arasında yürütülen acımasız savaşlarda Shipka boğazı koruyucuları kahramanca savaşmış ve Osmanlıların saldırısını kesebilmişlerdir.
Shipka’da kazanılan zafer Rus ordu amirlerine iki başarısız denemeden sonra Pleven’i kurtarmak için Üçüncü Hücumun hazırlanmasını mümkün kılmıştır.
Bu üçüncü hücumun başarılı olup olmadığını anlamak için en ilginç Panorama salonuna buyurunuz.
Panorama salonunda Pleven şehrinin kurtarılması için 11 ve 12 Eylül 1877 tarihlerinde düzenlenen Üçüncü Hücumu resimlenmiştir. Bu savaşta Prens I. Karol komutanlığında 35 bin kişilik Romen ordusu da Rus birliklerine katılmıştır.
General Skobelev’in 13 bin kişilik birliğinin Osmanlı konumlarına saldırdığı savaş alanında bulunuyorsunuz.
Ressamlar: N. Ovechkin, A. Chernishov, M. Ananiev, İ. Kabanov, V. Esaulov, A. Trotsenko, Y. Usipenko, V. Scherbakov, G. Esaulov, V. Lemeshev, V. Tautiev, Hr. Boyadzhiev ve D. Donchev
Panorama sanatı, gerçekten savaş alında bulunma duygusunu yaratmak için resim, maddi eşyalar, özel aydınlatma ve sesi bir araya getiriyor. Uzunluğu 115 m ve yüksekliği 15 m olan keten bezi 13 ressam tarafından sadece 4 ay içinde çizilmiştir. Resim altındaki arazi maketi yer yüzeyini taklit ediyor ve ziyaretçinin savaş hareketlerinin ortasında bulunmuşçasına 12 km derinliği için yanılsama yaratıyor.
Yakından izleyebilmeniz için yaklaşın. Şehri bulup saat kovanı yününe gidin; uygulamadaki fotolara bakarak yönünüzü belirleyin.
O zaman Pleven yaklaşık 17 000 kişilik önemli idare ve ticaret merkeziymiş. Savaş başlangıcında askeri hisarlara sahip olmayan şehir sadece bir piyade bölüğü tarafından korunuyormuş.
19 Temmuz 1877 tarihinde Osman Paşa’nın ordusu Batı Rus birliğini yalnız birkaç saat ile geçerek Pleven’i ele geçirmiştir. Osman Paşa şehir etrafındaki doğal yükseklikleri kullanarak aşılmaz kaleye dönüştürmüştür.
Pleven Destanı olarak bilinen beş aylık savaşlar süre, katılımcı sayısı ve verilen kayıp sayısı açısından en önemli savaşlar arasında yer alıp savaşın başarılı sonuçlanmasına belirleyici öneme sahipti.
Üçüncü hücum 11 Eylül 1877 tarihinde saat 15:00’te başlamıştır. Osmanlı ordusu yaklaşık 35 000 kişi, Rus-Romen müttefik kuvvetleri ise yaklaşık 83 000 kişiydi. Savaşlar üç bölgede yürütülüyordu.
Grivitsa köyü yakınlarında bulunan Doğu bölgede birleşmiş Rus-Romen ordusu tarafından ağır savaşlar yürütülüyordu. Genç Romen ordusunun büyük savaşa ilk katılımı budur. İki Rus alayının yardımı ile bir Osmanlı kalesi ele geçirilmiş, ancak Pleven’e doğru önemli ilerleme yapılmamıştır.
Ana Rus kuvvetleri Radishevo köyü yakınlarındaki merkez bölgesinde odaklaşmıştır. Askerlerin kahramanca çabalarına rağmen Osmanlıların korunması kesilmemiş, savaşlar ise aynı günde sona ermiştir. Savaş yakındaki tepeye duran İmparator II. Aleksandar ile Prens I. Karol tarafından izleniyormuş.
Panoramanın kurulduğu güney bölgedeki taarruz en başarılı olmuştur. Savaş alanının ortasında bulunuyor, General Skobelev’in 13 bin kişilik birliğinin Kovanlık ile İsa Ağa olmak üzere Osmanlı kalelerine karşı saldırısını ziyaret ediyorsunuz. Ağır ateş altında bulunmasına rağmen askerler arkadaşlarının yarısını kaybederek açık araziyi aşabilmişler. O zamandan beri bu vadi tarihte “Ölü vadi” olarak biliniyor.
Rus ve Romen sağlık memurlarının savaş sırasında harcadıkları çabalar sayesinde binlerce erkeğin hayatı kurtarılmıştır. Binlerce hekim, sağlık görevlisi ve hemşire, ilk kez de hasta taşıyıcıları tıp kıtasına gönüllü olarak katılmışlardır.
Yaralıları tıp merkezlerine eşek arabaları ile götüren, su, gıda ve mühimmat sağlayan yerli Bulgarlar da gönüllü yardım temin etmişlerdir.
Beyaz General diye anılan General Mihail Skobelev, elinde kılıç ile beyaz ata binmiş, beyaz forma giymiş olarak resimlenmiştir. Sadece 34 yaşındaki General, Rus ordusunun en genç generali olup askerlerin büyük saygısını kazanmıştır. Resim Skobelev’in birliğini yakın dövüşe şahsen götürdüğü, tahkimatları aştığı ve şehirden bir adım uzaklığında bulundu kritik anı yakalamıştır. Osman Paşa en sonuncusu “kutsal” ilan ederek beş karşı taarruz düzenlemiştir. Saldırıları püskürtmesine rağmen Skobelev desteğe muhtaçmış, ancak geri çekilme emri alıp ertesi gün geri çekilmiştir. Üçüncü hücumdan kayıplar müthiştir – yaklaşık 13 000 Rus, 3 000 Romen ve 3 000 ile 5 000 arasında Türk askeri kaybedilmiştir.
Birleşik Rus-Romen ordusu, sıradaki başarısızlığından sonra taktiğini değiştirip şehrin General Totleben yönetiminde tam ablukaya alınmasına geçmiştir. 45 gün boyunca Pleven’in diğerleri ile ilişkileri tamamen kesilmiş, Osmanlı ordusu açlık ve hastalıklardan yorulmuştur. Osman Paşa’nın iki seçim yolu vardı – ya teslim olmak ya da Sofya’ya doğru bir atılım yapmak. İkinci yolu seçen Osman Paşa 10 Aralık 1977 tarihinde ordusu ile birlikte Pleven’i terk etmiştir. Pleven’ın Batısından 7 km uzaklığında bulunan Vir ırmağı vadisinde yürütülen son savaş önünüzdeki salonda resimlenmiştir.
Lütfen, merdivenden aşağıya inerek okları izleyin.
Ressamlar: N. Ovechkin, A. Chernishov, İ. Kabanov, M. Ananiev, V. Esaulov ve G. Esaulov
10 Aralık gününe bağlayan 9 Aralık gecesinde Osman Paşa Pleven’i terk edip Sofya’ya doğru yönelmiştir. Osman Paşa, ordusunu iki tümene bölüp aralarına yaralıları ve yaklaşık 300 barışçıl Türk ailesini yerleştirmiştir. Erken sabah saatlerinde birinci tümen Vit ırmağı üzerindeki köprüden geçmeye başlamıştır. Osmanlı askerleri saldırıp General Ganetski komutasındaki iki Rus savunma çizgisini ele geçirmişlerdir. Yedeklerini de savaşa getiren Rus-Romen ordusu öğle vaktinde Osmanlıları üç yandan sıkıştırarak kararlı yenilgiye uğratmıştır.
Köprüde beyaz ata binmiş yaralı Osman Paşayı görebilirsiniz. Köprünün sağında bulunan küçük nöbet kulesine getirilen Osman Paşa saat 14:00’te beyaz bayrağı kaldırmış ve 40 000 kişilik ordusu ile teslim olmuştur.
Askeri nöbet kulesinde olup bitenleri son salonda öğrenebilirsiniz.
Ressamlar: N. Ovechkin, A. Chernishov
Yaralı Osman Paşa Vit ırmağı kıyısındaki nöbet kulesinde Rus, Romen ve Osmanlı subaylar huzurunda tam ve şartsız kapitülasyon ilan etmiştir. Yaralı Osman Paşa Vit ırmağı kıyısındaki nöbet kulesinde Rus, Romen ve Osmanlı subaylar huzurunda tam ve şartsız kapitülasyon ilan etmiştir. Paşanın sağ tarafında Osmanlı Ordusunun Genel Kurmay Başkanı Tevfik Bey resimlenmiştir. Osman Paşa, padişahın kendisine ödül verdiği elmaslarla süslenmiş ve “gazi” yazısını taşıyan kılıcını General Ganetski’ye sunmuştur. Ertesi gün Rusya İmparatoru II. Aleksandar tarafından Osman Paşa’nın askeri yeteneğine saygı işareti olarak kılıç geri verilmiştir. Osman Paşa ve askerleri yakalanıp Rusya’ya götürülmüştür. Savaştan sonra Osmanlı İmparatorluğuna geri dönen Osman Paşa şereflerle karşılanmış ve Savunma Bakanı tayin edilmiştir.
Beş aylık acımasız savaşlardan sonra Pleven özgürlüğüne kavuşmuştur. Yaklaşık 31 000 Rus ve 4 500 Romen asker ve subayı öldürülmüş ve yaralanmıştır. Osmanlıların kayıpları 22 000 ile 24 000 arasındadır.
Ressamlar: N. Ovechkin, A. Chernishov
Pleven’de kazanan zafer savaşın çıkışı için önemli bir dönüş noktasıydı. 120 bin kişilik Birleşmiş Rus-Romen ordusu saldırısını sürdürüyordu. Rusya ordusu yol gösteren, tercümanlık yapan ve istihbarat toplayan Bulgarların yardımı ile Koca Balkan dağlarını olağanüstü ağır kış koşullarında aşmıştır. Rusya ordusu Güney Bulgaristan’ı bir ay içinde tamamen serbest bırakmıştır. 31 Ocak 1878 tarihinde Edirne’de ateşkes akdedilmiş, aynı yılın 3 Mart gününde İstanbul’un çevrelerinde Ayastefanos Barış Antlaşması imzalanmıştır.
Beş asırdan sonra Bulgaristan Avrupa’nın politik haritasında özgür bir devlet olarak yerini almıştır.
Müzemiz, Bulgaristan’da 1877 – 1878 Rus-Türk Savaşından kalan en zengin silah koleksiyonuna sahiptir. Salonda Rus, Romen ve Osmanlı ordularının silahları ve askerlerin Pleven etrafında keşfedilen özel eşyaları sergilenmiştir.
Gezimiz böylece sona erdi.
Sizi müzedeki geçici sergileri de görmenize davet ediyoruz.
Ziyaretinizden dolayı teşekkür eder, sizi yine bekleriz!




